Cibulsa Amak-ı Hayal’de geçen bir şehir. Tek kollu, tek gözlü, tek bacaklı insanlar iki bacaklı atlar ve eşeklere binerek Cibulka şehrinden Cibulsa şehrine yola çıkarlar. Amaçları iki kollu, iki gözlü ve iki bacaklı olmak yani tamamlanmaktır. Kitabın dip notlarında bu şehirlerin tasavvuf edebiyatında geçtiği söylenir. Ama ben başka hiç bir yerde rastlamadım. Belki hakkında daha önce birşeyler duymuş olanlar bana bilgi verebilir. Sonuçta ben de Cibulsa’yı arıyorum :))

Dominion

Peygamberin uhrevi görevi onun vefatıyla tamamlandı. Arkasında bıraktığı devleti yönetmek olan uhrevi görevi ise ardıllarıyla (halife) devam etti. Hristiyanlıkta ise dinin şekillendirilmesi olan uhrevi görev Papanın başında olduğu Katolik Klisesi aracılığıyla halen devam ederken, dünyevi görevler (seaculum) krallar ve prenslere, günümüzde ise ulus devletlerine verilmiş durumda. O halde biz nasıl seküler olduk? Zaten seküler değil miydik?